www.kansertakip.com Ana Sayfa
Forum Anasayfası Forum Anasayfası >Genel Saglik Forumu >Kanserden Korunmak
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar
  SSS SSS  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Daylong Actinica ve Kanserden Korunma

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
Mesaj
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
Saglikveyasam Açılır Kutu Gör
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 27.Mayis.2010
Konum: Istanbul
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 31
  Alıntı Saglikveyasam Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: Daylong Actinica ve Kanserden Korunma
    Gönderim Zamanı: 28.Mayis.2010 Saat 12:52
Ultraviyole isinlari ve radyoaktif maddeler: Ultraviyole radyasyon; günes, solaryum deride erken yaslanma ve hasar olusturarak cilt kanserine neden olabilir. Cilt kanserinden korunmak için özellikle çocukluk çaginda düzenli günesten koruyucu krem kullanmak, günes isinlarinin en tehlikeli oldugu saatlerde (11:00-15:00 arasinda) günese çikmamak, sapka, uzun kollu giyecekler giyerek günesten korunmak gerekir.
Ciltteki benlere dikkat edilmeli, herhangi bir büyüme, kabariklik, renkte koyulasma veya sinirlarinda düzensizlik fark edildiginde beklenmeden uzman doktora basvurulmalidir.
Daylong Actinica, hos bir kozmetik losyon içerisinde, UVA ve UVB isinlarina karsi çok yüksek spektrumlu bir koruma saglar.
  • Non-melanom deri kanserleri (Aktinik Keratoz, Basal Hücreli Karsinom & Skuamöz Hücreli Karsinom) gelisimine oldukça yatkin olan hastalarda yapilan 2 yillik bir çalismada, Daylong actinica’nin aktinik keratoz ve skuamöz hücreli karsinomun engellenmesinde etkili oldugu kanitlanmistir

Kanser üzerine yapilan arastirmalar bazi risk faktörlerinin hastaligin gelisim sürecini hizlandirirken bazilarindan korunmanin mümkün oldugunu ortaya koymaktadir. 

Prof. Dr. Yavuz Baykal

Iç Hastaliklari Uzmani

Kanser hakkinda unutulmamasi gerekenler:

Herkeste görülebilir,

Hasara bagli olarak olusmaz,

Bulasici degildir; fakat bazi virüs ve bakteri enfeksiyonlari kanser riskini artirabilir,

Risk faktörüne sahip olanlarda mutlaka kanser gelisecegi anlamina gelmez,

Bazi kisiler risk faktörlerine karsi daha duyarlidir.

Yas ilerledikçe kanser riski artiyor...

Kanser gelisiminde en önemli risk, yas faktörüdür. Yasin ilerlemesiyle birlikte vücudun savunma sistemi yetersiz kalmakta, bu ise kanser hücrelerinin çogalmasini kolaylastirmaktadir.

Kanserlerin büyük kismina 65 yas ve üzerinde rastlansa da, her yasta kanser gelisebilecegi unutulmamalidir. Yas ilerledikçe kanser riski artar. Kadinlarda meme ve üreme organlarina ait kanserler; erkeklerde ise prostat ve akciger kanserleri ileri yaslarda daha sik görülür.

Sigara içilen ortamda bulunmak kanser riskini yaklasik 1,5 kat artirir!..

Kanserin yol açtigi tüm ölümlerin yüzde 30'u sigara ve diger tütün ürünlerine baglidir. Günde 1-10 adet sigara içmekle akciger kanseri riski içmeyenlere göre yüzde 20 artarken, iki paket içildiginde bu rakam yüzde 80'e ulasir. Öte yandan sigara içilmese bile ayni ortamda bulunulmasi da (pasif içicilik) akciger kanseri riskini yaklasik 1,5 kat artirir.

Yaklasik 20 yil günde bir paket sigara içmis birinin akciger kanserine yakalanma riski, biraktiktan sonraki 10 yil içerisinde ancak yariya iner. Sigara içmeyi birakmak, kanser ve diger kalp-damar, akciger hastaliklarinin olusma ihtimalini azaltmak için atilabilecek en önemli adimdir. Bu amaçla doktora basvuruldugunda sigarayi birakma sürecinde ihtiyaç duyulacak psikolojik ve ilaç (nikotin bantlari, sakizlari vb.) destegi saglanacaktir.

Sigara akciger kanserleri basta olmak üzere bogaz, yemek borusu, mesane, pankreas, böbrek, rahim agzi ve meme kanserlerinin olusumunda çok önemli rol oynar. Tütünün içinde bulunan nikotinin yanisira nikel, kadmiyum, katran, monoksit, arsenik ve radon gibi çok sayida kanserojen madde, p53 tümör baskilayici geni mutasyona ugratarak kanserin olusmasina neden olmaktadir. Pasif içiciler de risk altindadir. Çocuk kanserlerinin en önemli nedeni anne babanin sigara içmesidir. Hatta hamilelikte sigara kullanimi çocuk lösemilerinin en önemli nedenidir.

Kizartma ve yagli yiyeceklerden kaçinin!..

Beslenme düzenindeki yanlislar, kansere zemin hazirlar. Yediklerimiz, yiyecekleri nasil tükettigimiz, hatta nasil sakladigimiz ve pisirdigimiz dahi önemlidir. Çalismalar yüksek yag içerikli beslenme tarzinin meme, bagirsak, prostat ve rahim kanseri riskini arttirdigini göstermektedir. Kizartma yaglari kesinlikle tekrar kullanilmamalidir. Yaglardan alinan kalori günlük kalori aliminin yüzde 30'unu geçmemelidir.

Öte yandan lifli besinlere agirlik verilmeli, rafine gidalardan olabildigince uzak durulmalidir. Özellikle taze sebze-meyveler ve son yillarda ülkemizde de tüketimi giderek yayginlasan tam islenmemis tahil ürünleri tercih edilmelidir. Füme gidalardan kaçinilmalidir.

Uzak Dogu ülkelerindeki yüksek mide kanseri tablosundan isli balik yeme geleneginin sorumlu oldugu kabul edilmektedir. Et pisirmede yeterince iyi yanmamis mangal atesi kullanilmasi bazi kanser yapici kimyasal maddelerin olusmasina neden olmaktadir. Ayni risk yüksek miktarda nitrit içeren salam, sosis gibi sarküteri ürünleri için de geçerlidir.

Asiri tuz tüketimi kansere zemin hazirlayabilir!..

Tuz, kanser yapmasa da mide yüzeyinin yapisini bozarak kanserojen maddelerin etkisine ortam hazirlar. Yine tuzun bol miktarda kullanildigi tursularda nitrozamin denilen maddeler kanser olusmasinda önemlidir. Yapilan arastirmalar, dondurarak saklama yönteminin tercih edildigi ülkelerde mide kanseri görülme sikliginin yüzde 64 oraninda azaldigini göstermektedir.

“Fast-food”a dikkat!

Yapilan arastirmalar asiri karbonhidratli ve yüksek isida pisirilen bisküvi çesitlerinin -özellikle de çocuklara yönelik olanlarinin- kanser açisindan çok daha tehlikeli olabilecegini göstermektedir. Patates kizartmalari, tuzlu krakerler, yüksek isida pismis bisküviler, katkili konserveler, yagli ve iyi pismis et içerikli fast-food’lar da tehlikeli yiyeceklerdir.

Küflenmis gidalar içerdikleri mantar zehirleri ile karaciger kanserine neden olabilir.

Sebze ve meyveler iyi yikanmali!

Tarim ilaçlarinin bilinçsiz kullanimi birçok kanser türü açisindan risk faktörüdür. Üstelik bu tarim ilaçlari sebze-meyveleri yikamakla da arindirilamaz. Kabuklar ayiklansa bile çekirdeklerine kadar girdigi için büyük bir tehlike arz eder. Dünyada kanserin artma nedenlerinin basinda tarim ilaçlarinin bilinçsiz kullanimi gelmektedir.

Sürekli kirmizi et yiyen kisilerin kanser olma riski, ayda bir kez kirmizi et yiyenlere göre 2.5 kat daha fazladir. Protein ihtiyacini karsilamak için kirmizi et yerine balik, tavuk, hindi etinin tercih edilmesi gerekir.

Obezite de önemli bir risk faktörü!

Fiziksel aktivitenin azalmasi ve sismanlik, kanser riskini artirir. Bilimsel çalismalar meme, rahim, bagirsak, yemek borusu ve böbrek kanserlerinde sismanligin bir risk faktörü oldugunu göstermektedir. Bu risk artisinin sismanliga bagli olarak östrojen artisindan kaynaklandigi düsünülmektedir. Özellikle sismanligin engellenmesi ve fiziksel aktivitenin artirilmasi kanser olusumunun engellenmesinde önemli bir faktör olarak kabul edilir.

Alkol bagimliligi tehlike çani anlamina geliyor!

Kronik alkol bagimliligi, basta karaciger kanseri olmak üzere, özellikle sigarayla birlikte tüketildiginde agiz, bogaz, yemek borusu, girtlak ve mide kanserine neden olabilir. Eger içkiden vazgeçemiyorsaniz kendinizi günde iki kadehle sinirlamali ve sigarayi da birakmalisiniz.

Beslenme aliskanliklarinizi degistirin!

Uluslarin beslenme aliskanliklari ve belli kanserlerin görülme sikligi dikkate alinarak yapilan çalismalar, yüksek yag-protein ve düsük lif içeren gidalar yenmesinin kalin bagirsak, meme, rahim, pankreas, prostat kanserleri riskini artirdigini ortaya koymustur. Yanlis beslenmenin bütün kanserlerin yüzde 35'inden sorumlu olduguna inanilmaktadir. Ideal bir diyet, dengeli ve her gün en az 5 ögün sebze-meyve, hububat, ekmek, tahil (gerekli liflerin saglanmasi için), düsük yag içeren yiyeceklerin alinmasi oldukça önemlidir. Fazla yagli gidalarla beslenme, alkol kullanimi, menopoz sonrasi kilo alimi meme kanseri riskini artirir. Bebekleri emzirme, genç yaslardan itibaren düzenli egzersiz yapmak ve bazi vitaminler meme kanserinden korunmada faydali olabilir.

Diyetle yeterli miktarda sebze ve meyve tüketmeyen insanlarin kansere yakalanma orani, tüketenlere göre iki kat daha fazladir.

Bazi vitaminler, belirli kanserlere karsi koruyucu etki gösterebilir. Buna ragmen vitaminlerin dogal kaynaklardan alinmasi tercih edilmelidir. Yag orani yüksek diyetler meme, rahim ve prostat kanseriyle baglantili olabilmektedir. Yüksek oranda soya içerikli yiyeceklerin tüketilmesi, meme, bagirsak ve prostat kanserine karsi koruyucu olabilir. Bu durum soya içeriginde bulunan “genisteine” adli maddenin kanser hücre büyümesi için gerekli proteinlerin üretimini engellemesine baglanmaktadir.

Ciltteki benlere dikkat edilmeli, herhangi bir büyüme, kabariklik, renkte koyulasma veya sinirlarinda düzensizlik fark edildiginde beklenmeden uzman doktora basvurulmalidir.

Pillere dikkat!

Kanserin ortaya çikmasindan sorumlu diger bir önemli neden ise giderek artan çevre kirliligidir. Insanoglu topragi kazip pek çok madeni yeryüzüne çikarmakta... Ne var ki, aslinda yeryüzünde bulunmamasi gereken bu madenlerin atiklarini zararsizlastirma konusunda ayni duyarliligi göstermemektedir. Her gün kullanilip çöpe atilan "piller" bunun en basit örnekleridir. Çevre kirliliginin kanser olusumuna katkisi, ozon tabakasinin incelmesi ve mesleki faktörler de isin içine katildiginda yüzde 10'u bulur. Stratosferik ozonun azalmasi ultraviyole isinlarinin zararli etkilerini artirirken ultraviyolenin cilt kanserine neden olucu etkisi kesindir.



Düzenleyen kansertakip - 31.Mayis.2010 Saat 14:00
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version 9.50
Powered by Web Wiz Forums Free Express Edition
Copyright ©2001-2008 Web Wiz